Reklam

Profesör ve Öğrenci

Paylaş
  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • Google Buzz
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci tüm yerler dolu olduğundan gidip Üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş.
Profesör kaşlarını çatarak: ” Öküzler ve kuşlar aynı masada oturamaz!”
Öğrenci: “O zaman ben uçuyorum…”

Profesör cevaba çok sinirlenmiş, sınavda öğrenciye takmış ve sınavını başarısız geçmesi için elinden geleni yapmış.
Yalnız sınavda öğrenci tüm soruları mükemmel bir şekilde cevaplamış.

Profesör öğrenciye: “Sana son bir soru soracağım” demiş.

Eski Mısır da Gebelik Testi

Paylaş
  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • Google Buzz
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Mısır’da 1898 yılında Sir Flinder Petrie adlı bilim adamının ortaya çıkarttığı Kahoun Papirüsü ile 1862 yılında bulunan Smith Papirüsü ve 1873 yılında bulunan Ebers Papirüsü’nde gebelik, idrar hastalıkları, varisler ve gebelik testleriyle ilgili bilgiler yer alıyor. Müzelerde sergilenen papirüslerde yer alan bilgilere göre, hamile şüphesi olan bir kadın her gün sabah idrarıyla biri buğday, diğeri arpa dolu iki torbayı sularmış. Hamilelik şüphesi olmayan bir başka kadın da yine ayrı ayrı buğday ve arpa torbalarını idrarıyla sularmış. Hamilelik şüphesi olan kadının idrarla suladığı buğday ve arpa dolu torbalar, diğer kadının suladığı torbalardan daha önce çimlenirse, hamile olduğu anlaşılırmış. İki kadının suladığı buğday ve arpalar aynı anda çimlenirse hamilelik olmadığı ortaya çıkarmış. Hamile olan kadınların sabah idrarlarında aşırı miktarda hormon bulunduğu için, buğday ve arpa torbaları diğer normal idrarlarla sulananlardan çok daha önce yeşerirmiş. Günümüzde meyve ve sebzenin daha erken sürede yetiştirilmesi için hormon kullanılması da aynı yöntemin bir benzeridir.

Kepenkleri Açıyorum…

Paylaş
  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • Google Buzz
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Cuma günü çok iyi geçmeyen formal diller sınavından sonra başlayan İstanbul yolculuğumdan bu sabah döndüm.

Hafta sonu İstanbul daydım. Babamın yanında. İnanılacak gibi değil ama babamın ciğerlerinden 3 kg kanlı su çıktı. Bu su sebebiyle nefes alamıyordu.

Şuan içeriye yama yaptılar ve inşallah bundan sonra su toplamıyacak. Ben de perşembe günü son kalan sınavımı verir vermez İstanbul’a dönüyorum ve sanırım bir yada iki hafta kalırım.

Hafta sonu Bilgisayar ile hiç bir muhabbetim olmaması sebebiyle blog sayfam biraz sessizdi. Şimdi hareketlenicek.

Ama kafam yoğun olduğu için pek verimli yazılar yazamıyorum.

Yine aklıma geldi birden. Keşke hayatta kimseyi çok sevmeseydim diyorum bazen. Çünkü o sevdiğimiz kişiler gün gelip bu hayattan gittiklerinde insanın çok canı yanıyor.

Ve bazen diyorum keşke doğduktan sonra anne baba kardeş olmadan şu koca dünyada tek başıma kalsaydım diyorum. Arkadasından ağlıyacak üzülecek kimsem olmazdı. Belki birileri o da belki benim arkamdan ağlardı.

  • Facebook
  • Google+
  • Twitter