Reklam

Anlamak

Paylaş
  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • Google Buzz
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Şimdi aklıma geldi. Geçen hafta Çanakkale’den ayrılmadan önce bir girdi girecektim ama vakit yetmemişti.

Değinmek istediğim konu insan ilişkilerinde başıma gelen olalar olucak.

Ben insanları sever, onlara değer verir, sıkı dostluklar, samimi dostluklar kurmaya çalışan kimseyi kırmamaya çalışan anlayışlı biriyim.

Dostlarımla olan ilişkilerimde seçiciyimdir. Yalan dostları sevmem ve dostluğumu bitiririm. Sebeplerine geliyorum şimdi.

Çevremdeki insanlarla olan ilişkilerimde her daim ön adımı ben atarım. Zaman içerisinde ki olayları inceler ve karşı tarafın bu atılan adımlar karşısında ki tavrını incelerim. Eğer kendisi de düşünüp her adımı bana attırmıyorsa onu dost haneme eklerim. Ama yok asalak bir yaşam süren bir tipse ondan soğurum. Yani bir insan hep bana hep bana yapmamalı. Arkadaşına uyanıplık yapmamalı. Ben bana yapılanı hiç bir zaman unutmam. Her zaman kimin bana ne kazık attığını hatırlar içimde onun artık kini mi desem onu saklarım. Belki bu kötü birşey ama yaramaz adama da can ciğer kuzu sarma olayıda yapmak içimden gelmez. Bu iyi yada kötü bilemiyorum. Belki insanları çok ince eliyorum yada çok ince düşünceler içindeyim. Ama arkadaş dediğin her şeyini emanet edebileceğin, her şeyini paylaşabileceğin biri olduğu için güvenilir, sağlam biri olmalı bence.

Kimi insanlar da vardır ki bu hep başımdan geçer. Arkadaşlarıma değer veririm. Birşey istediklerinde onları kırmamaya ve eğer yapabiliyorsam isteklerini yerine getirmeye çalışırım. Ama gel gör ki hiç bir zaman aynı tepkiyi onlardan alamam. Bunun bende çok örneği var.

Mesela bir arkadaşım yarın sınavım olduğu halde sana geliyim mi dediği zaman onu sınavlarımdan önde tutup gel diyebiliyorum. Ama ben ona gidiceğim zaman bana ya gelme yada gel ama fazla durma diyebiliyor.

Bir başka arkadaşım(şimdi defterden sildim) ise, ikimiz farklı semtlerde oturuyoruz. Birşeyler yapacağımız zaman gidip arabayla onu evinden alıp sonra da evine her daim bırakırdım. Bunu hiç bir zaman sorun etmedim. Ama bir gün valizlerim varken ondan beni alıp otobüs yazanesine bırakmasını istedim ve bu olay için bin türlü bahane buldu. Bu mu yani dostluk arkadaşlık. Ama onla olan dostluğum da bitti gitti.

Bitmedi. Yine bir arkadaş. Nezaman araba lazım olsa yine farklı bir semtte ve girip işini görüyoruz. Ama bir gün işim olduğu halde gitmeyince de benden kötüsü olmadı. Gerçi bu adam bu tür şeyleri herzaman yapıyor ve yine hiç birşey olmamış gibi beni arıyor. Bu adamı zaten henüz çözemedim. Ama ben onu hiç aramıyacam.

Hiç bu konular bukadar az örnekle bitermi. Birde kimi arkadaşlar vardır ki. Eğer sınav esnasında sorular onun çözemediği senin çözebildiğin sorular ise hemen senden soruların cevaplarını ona sölemeni ister. Ama bir gün senin yapamadığım soru olsun ona sorduğunda sanki düşmanınmış gibi tavırlar takınır. Son zamanlarda böyle bir olay oldu ve bu kişi ile arkadaşlık ilişkilerimi gözden geçirdim ve karara vardım.

Bir türlü anlamıyorum. Hayatta Dostluk, Arkadaşlıktan öte şeyler mi var?

Bu hayatta eş dost olmasa. insan olmasa çok zengin olsan neye yarar. İnsanların birbirine karşı olan ilişkilerinde bencil olmaları beni deli ediyor.

Bunların sonucunda hakiki arkadaş sayım az ama olanlar gerçekten her şeyimi emanet edebileceğim arkadaşlarım.

Kısaca bu Çanakkale’de ki arkadaşlık ortamımı değerlendirmem gerekirse Sakarya Ünv. mumla arıyorum. Orada 2 yıla okadar mükemmel arkadaşlıklar sığdırmıştık ki anlatamam. Buradaki ler oranın 1000 de 1 i bile diil. Buna da üzülüyorum. Derler ya fakir ama gururlu gençlerden oluşuyordu.

Ve şunu da dile getirmek isterim. Arkadaşlarımın çoğu fakir insanlardır. Bu fakirlik maddiyat niteliğinde gönülce onlardan zenginini bilmiyorum. Maddi açıdan fakir insanlar daha alçak gönüllü oluyorlar. Kimseye yüksekten bakmıyorlar.

İnsanlar kolay anlaşılmazlar. O yüzden birkaç şans vererek arkadaşlarını elemeli insan. Yalan arkadaşlıklar kişinin kendisine zarardan başka birşey getirmez.

Bu konuda yazmak söylemek istediğim okadar çok şey var ki. Ama şimdilik bukadarı ne demek istediğimi anlatmıştır.

Hüseyin ALKAN hakkında

1981 İstanbul doğumlu. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü bitirdi. 6 yıldır bilişim sektöründe Sistem Mühendisi olarak görev aldı. 2 yılı aşkın süredir bir yazılım firmasında Sistem Mühendisi olarak çalışıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

  • Facebook
  • Google+
  • Twitter