Perşembe günü yola çıktığım son durak Edirne olan gezimden pazar günü geri döndüm. Bu yazıyı pazar günü yazmayı planlıyordum ama yol yorgunluğu sebebiyle bir türlü bilgisayar başına oturamadım. Kısmet bugüneymiş.
Perşembe günü şehir trafiğini hesaba katmadan evden ikindiden sonra çıkma gafletinde bulundum ve 1 saatten fazla sürede İstanbul boğazını geçemedim. Dört buçuk saat süren yolculuk sonunda Büyükkarıştıran kasabasına varabildik. Orada bizi akrabalar karşıladı ve günün yorgunluğunu büyük bir ölçüde atabildim. Büyükkarıştıran kasabası sessiz sakin bir yerleşim yeri. Kafa dinlemek sakinlik ve huzur aramak isteyenlerin tercih edebileceği bir yer. Ama sanki pek bir sakin geldi bana. Neyse…
Ertesi gün Teyze oğlunun küçük oğluyla birlikte Çorlu‘yu gezmek için yola çıktık. 15-20 dk lık bir yolculuktan sonra Çorlu’ya vardık. Şehir merkezi gerçekten büyük bir yapıya sahipti. Mağaza, çarşı kavramı neredeyse İstanbul’u aratmayan türdeydi. Neyse burada da 1 saate yakın bir süre gezindik ve yemek yedik. Buda yemek yerken çekilmiş bir Çorlu hatırası

Çorlu’dan Büyükkarıştırana döndükten sonra biraz kasabayı gezindik. Pekfazla gidilecek mekan olmadığı için gezimiz kısa sürdü. O günü evde dinlenerek ve TV seyrederek geçirdik.
Ertesi gün yani Cumartesi günü çoluk çocuk kim varsa herkesi topladık ve Edirne‘ye doğru yola çıktık. Bir buçuk saat süren yolculuktan sonra Edirne’ye vardık. İlk önce Edirne’nin gözde mekanlarından birinde Edirne köftesi yedik. Karnımızı da doyurduktan sonra başladık gezilip görülmesi gereken yerleri ziyarete. Üç saat yirmibeş dakika Edirne’de gezindik. Gerçekten çok değerli bir şehrimiz. Gezilip görülmesi gereken bir yer. Benim bu ikinci gidişim oldu. Bu gidişimde Selimiye Camiisi, Burgulu Camii, Yazmalı Camii yi ziyaret ettim. Bunların dışında 2 tane tarihi yer altı çarşısı var bunlarıda gezdik. Ama bir çok yeri tadilat bakım onarım sebebiyle ziyarete kapalıydı. Ama bu 3.5 saatlik gezi gerçekten çok güzeldi. Cep tel le çektiğim bir kaç fotoğraf…






















