Jerry, çevresindekilerin çok sevdiği insanlardan biriydi. Keyfi her zaman yerindeydi. Her zaman söyleyecek olumlu bir şey bulurdu. Hatta bazen etrafındakileri çıldırtırdı bile!
Bu adam, bu halde bile nasıl iyimser olabiliyordu? Birisi nasıl olduğunu sorsa; “Bomba gibiyim” diye yanıt verirdi hep… “Bomba gibiyim.”
Jerry bir doğal motivasyoncuydu. Yanında çalışanlardan biri, o gün kötü bir günündeyse, Jerry yanına koşar, duruma nasıl olumlu bakılacağını anlatırdı.
Bu tarzı fena halde düşündürüyordu beni. Bir gün jerry’ye gittim. “Anlayamıyorum,” dedim. “Nasıl olur da, her zaman, her koşulda bu kadar olumlu bir insan olabiliyorsun? Nasıl başarıyorsun bunu?”
“Her sabah kalktığımda kendi kendime ‘Jerry bugün iki seçimin var: Havan ya iyi olacak, ya kötü’ derim. Havamın iyi olmasını seçerim. Kötü bir şey olduğunda gene iki seçimim var: Kurban olmak, ya da ders almak.”
“Ben başıma gelen kötü şeylerden ders almayı seçerim. Birisi bana bir şeyden şikayete geldiğinde, gene iki seçimim var: Şikayetini kabul etmek ya da ona hayatın olumlu yanlarını göstermek. Ben hayatın olumlu yanlarını göstermeyi seçerim.”
